5-YUNANLILAR VE PERSLER

YUNANLILAR VE PERSLER

Merhaba, ben John Green, bu da Crash Course Dünya Tarihi.

Ve bugün okul müfredatına uygun bir konumuz olacak, müptelaları için ama Stan
çok fazla Dünyamız olduğunu fark etmeden edemiyorum.

Böyle daha iyi. Bugün korkunç zorba persleri ve demokrasi
aşığı Yunanları öğreneceğiz.

Tabii ki de bu hikayeyi biliyoruz: Herkesin
üstsüz ve taş gibi olduğu savaşlar vardı, persler kötü, yunanlar iyiydi
Sokrat ve Platon acayipti, persler felsefeden anlamazdı, Batı en süper olandı
Yürü Be!! Eh, öyle değildi. Dünya’daki bütün toprak odaklı imparatorluklara
model olan Pers İmparatorluğu ile başlayalım tabii -bi dakka- moğollar hariç
Persler hakkında bildiğimiz şeylerin çoğu onlara yabancı kişilerin yazdığı
şeylere dayanıyor ki biz buna tarih diyoruz ve ilk hakiki tarihçi
Heredot’du, meşhur Pers Savaşları kitabında persler hakkında bayağı söz etti.

Heredot’un yunan olduğunu unutmayalım çünkü bu kendisinin
yanlı tarih anlayışına sebep oluyor ama ona sonra değineceğiz.

Pers Ahameniş hanedanlığı-Ahameniş? Bir dakika..

AhAAmeniş ya daAhAMeniş
İkisi de mi doğru? İki kere bildim!
Tamam, Büyük Pers AhAAmeniş ya daAhAMeniş hanedanlığı MÖ 539’da Kirok
tarafından kuruldu.

Kirok göçebe askerleriyle Mezopotamya’nın Babil de dahil çoğunu fethetti
ki bu da Yahudi tarihinde Babil Sürgünü olan dönemi başlattı. Böylece
Kirok İncil’de bayağı yer edindi.

Oğlu I. Darius daha da büyüktü. Pers hükümdarlığını doğuda İndus
Vadisi’ne, batıda Mısır’a ve kuzeyde Crash Course’a yeni dahil olan yere kadar büyüttü,
Anadolu’ya.

Bu sırada Anadolu’da İyonyalılar olarka bilinen Yunan kabileleri vardı
bunlar sonra önemli olacak.

Pers olmasanız da Pers İmparatorluğu oha falandı
Mesela, Persler hükmettiği yerlerde baskıcı değildi:
İşgal edilen krallıkların kralı ve elitleri bağlılık yemini ederse ve vergi
öderse yaşayabilirdi. Bu yüzden Pers kralı Kralların Kralı’ydı.

Ayrıca vergiler çok ağır değildi ve Persliler iyi yollarla altyapıyı güçlendirdi.

ve kendilerinde çok iyi bir posta servisi vardı ki Heredot bunu şöyle anlatır:
“…ne kar, ne yağmur, ne sıcak, ne de karanlık onları hedefe tam hızla
ulaşmasını engelleyemezdi.”
Persler din hürriyetini benimsemişti. Kendileri zerdüşt idiler ki bu Dünya’nın ilk
tek tanrılı din olarak kabul edilir. Çok iyi bildiğimiz iyi ve
kötü çarpışmasını Zerdüştlük yarattı. Bilirsiniz: Tanrı ve Şeytan ya da Harry ve
Voldemort…

Persler imparatorluktaki insanları
kendi dinlerine geçirmeye pek uğraşmadı. Ayrıca Zerdüştlük köleliği yasaklar yani Pers İmparatorluğu’nda kölelik neredeyse
duyulmamıştı.

Sonuçta MÖ 5. yüzyılda Pers İmparatorluğu muhtemelen en
yaşanabilir yerdi. En azından Herodot ve yunanlara inanıyorsanız.

Yunanlar hakkında bildiklerimiz: Mimari, felsefe, edebiyat. Müzik sözcüğü bile
Yunanca, modern kültürdeki pek çok şey gibi.

Yunan şairler, matematikçiler, yazarlar, mimarlar ve
filozoflar günümüzde bile etkili bir kültür kurdular. Demokrasiden osuruk şakasına pek çok fikir ürettiler.

Yunanlar batıya ilk kollektif tarih yazıcılığını verdiler ve politika
terimlerini ürettiler.

Bir de demokrsi idealini sundular ki bu da Atina’daki
yönetim biçiminden geliyordu.

Bay Green, Bay Green, Bay Green, Bay Green -osuruk şakaları mı dediniz?
Uhhh. Dorik, İyonya veya Korint kolonilerini sormazsın. Platon’un mağara
allegorisini sormazsın. Sadece saçma şakaları merak ediyorsun.

Açık mektup zamanı mı? Cidden? Tamam.

Aristotales’e – Stan! Açık mektup.

Sevgili Aristotales, -Doğru, gizli göze bakmalıyım.

Stan, ne… oh. Teşekkürler, Stan. Sahte köpek kakası. Ne kadar da düşünceli.

Şimdi, iyi haber ve kötü haber, Aristofanes. Ölümünün üstünden 2,300 yıl
geçti, iyi haber, hala ünlü sayılırsın. 40 oyunundan 11 günümüze ulaştı ama yine de
Komedi’nin Babası olarak anılıyorsun. Hayatını sana adamış akademisyenler var.

Şimdi kötü haber: Oyunların çevrilmiş ve çok komik olsa da öğrenciler onları
okulda okumayı sevmiyor. Böyle boktan şeyleri okumak zorunda mıyız?
okulda okumayı sevmiyor. Böyle iğrenç şeyleri okumak zorunda mıyız?
Bu seni rahatsız ediyor olmalı. Çünkü yazdığın çoğu şeyde
özellikle trajedi oyunlarında boktan şeylerle dalga geçtin. Ayrıca, sık sık
şaka yapmak için gerçek dışkı kullandın.

Öyle ki Akarnialılar oyunundaki koro sevmediğin
bir yazara dışkı attı.

Sen, Aristofanes, her taşın altından bir politikacı çıkar dedin, zenginliğin en
iyi tanrı olduğunu söyledin…

Sen şu konuşmanın nedenisin:
Praxagora: Ben her şeyi paylaşmalıyım ve her şey ortak olmalı.

Zengin ve fakir olmamalı.[…] Toprak, para ve özel mülk olan her şeyi
ortak yapmalıyım.

Blepyrus: Peki toprağı kim işleyecek?
Praxagora: Köleler.

Blepyruz: Oh.

Ve seni ödev olarak görüyorlar! Angarya! Bu, azizim, gerçek bir trajedi. İşin iyi tarafı,
kölelikten kurtulundu. Sadece 2,000 yıl sürdü.

Saygılarımla, John Green

Yunan kültürünün zirvesini düşünüce aklımıza
Partenon ve Eshilos’un oyunları gelir. Aslında MÖ 4. yüzyıl
Atina’sını düşünürüz. Pers Savaşları’ndan hemen sonrasını.

Ama Yunanistan Atina’dan çok daha fazlasıdır. Yunanlar şehir ve çevresini kapsayan şehir-devletlerde yaşadı.

Ama Yunanistan Atina’dan çok daha fazlasıdır. Yunanlar şehir ve çevresini kapsayan şehir-devletlerde yaşadı.

Bunların çoğunda bir çeşit kölelik varı ve sadece vatandaşlık hakları erkeklerle sınırlıydı.

Bunların çoğunda bir çeşit kölelik varı ve sadece vatandaşlık hakları erkeklerle sınırlıydı.

Üzgünüm bayanlar…

Ayrıca, her şehir-devletin demokrasiden -kadın veya köle değilseniz-
diktatörlüğe değişen çeşitli hükümetleri vardı.

Bu şehirde yaşayan insanlar kendilerini o şehrin vatandaşı olarak
görürdü, Yunanistan’ın değil. En azından Pers Savaları’na kadar böyleydi.

Şimdi, MÖ 490 ve 480 arasında Persler, Yunan şehir devletleriyle savaştı. Bu sırada
Termoplyae Savaşı da gerçekleşti 300 cesur Spartalı -Herodot’a inanıyorsanız- beş milyon Pers ile
savaştı.

Bir de Maraton Savaşı var. Atina’dan 26.2 mil (42.2 km) uzaklıktaki Maraton ovasında gerçekleşti.

Bütün savaşın nedeni Atina’nın, İyonya Yunanlarını Anandolu’da, Perslere
karşı isyan edince desteklemesiydi.

Bu Pers kralı Serhas’ı o kadar kızdırdı ki Atinalılara karşı iki büyük saldırı düzenledi ve
Atinalılar diğer Yunan şehir-devletlerden yardım istedi.

Yunan zaferinden sonra Yunanlar kendini Atinalı, Spartalı veya başka
bir şey yerine Yunan olarak görmeye başladı.

Atina kendiliğinden Yunanistan’ın başkenti oldu ve altın çağını yaşadı.

Tarihçilerin uydurduğu bir şey.

Yine de Altın Çağ’da büyük şeyler oldu. Mesela, Partenon, tapınak olarak
inşa edilen ama sonra kilise, sonra cami, daha sonra cephanelik ve son olarak
bir ören yeri inşa edildi.

Bir de devlet adamı Perikles yaşadı. Ünlü cenaze nutkunda Atina’nın altın
demokrasisinden bahseder ki günümüzden çok uzak bir üslup kullanmaz.

“Eğer kanunlara bakarsak, kendi özel farklılıklarıyla herkese eşit adalet sağlarlar…

eğer bir adam devlet hizmet edebiliyorsa kendi unutulmuşluğundan kurtulur.”
Bu yüksek akıla ait konuşmayı sorgusuz güç ve eski Atina’daki sanatın ve
filozofinin güzelliğiyle birleştirirseniz Batı medeniyetinin temelini görmekte zorlanmazsınız.

filozofinin güzelliğiyle birleştirirseniz Batı medeniyetinin temelini görmekte zorlanmazsınız.

Eğer buna inanıyorsanız Yunanların Pers Savaşları’nı kazanmasına sevinirsiniz.

Ama Yunan toplumdaki kölelik ve diğer eşitsizlikeri bir kenara bıraksanız bile sorunlarla karşılaşırsınız.

Ama Yunan toplumdaki kölelik ve diğer eşitsizlikeri bir kenara bıraksanız bile sorunlarla karşılaşırsınız.

Söylemeli miyim, gerçekten? Tamam. Nehir Şehri’nde sorunlarımız var. Büyük S ile.

Bu da Mora’nın M’siyle kafiyeli.

Perikles’in cenaze nutku daha Mora Savaşı’ndan gelir.

Atina ve Sparta arasında 30 yıl süren bir savaş.

Spartalılar demokrasi yerine krallığı tercih etmişti. Bunun nedeniyse
şiddet uyguladıkları büyük köle takımıydı.

Açıkçası, savaş Atinalıların Sparta’ya demokrasi getirmesi için değildi. Savaşlar nadiren böyledir.

Açıkçası, savaş Atinalıların Sparta’ya demokrasi getirmesi için değildi. Savaşlar nadiren böyledir.

Savaş kaynak ve güç içindi. Atinalar da ünlü Melian Görüşmeleri’ne göre
pek de masum değildi.

Thought Bubble’a gidelim.

Tukididis’in Peloponez Savaşı Tarhi’nin en ünlü bölümlerinden birinde
Atinalılar, Sparta kolonisi Milos adasına giderler ve Milosluların Atina’ya katılmasını ister.

Atinalılar, Sparta kolonisi Milos adasına giderler ve Milosluların Atina’ya katılmasını ister.

Miloslular Spartalılar’ın yanında savaşmadaklırını söyler ve “Dinleyin,
sizin için sorun yoksa İsviçre’nin tarafında olmak isteriz”. Tabii ki
böyle bir şey demediler çünkü İsviçre daha yoktu.

Atinalılar, doğruca aktarıyorum, “Güçlü yapabildiğini yapar, zayıf çekeceğini çeker” dedi.

Atinalılar, doğruca aktarıyorum, “Güçlü yapabildiğini yapar, zayıf çekeceğini çeker” dedi.

Haliyle bu çok demokratik ve aydınlanmış bir bakış açısı değildi. Aslında
bu açıklama bazen uluslar arası ilişkilerde gerçekçiliğin ilk açık uygulaması olarak kabul edilir.

bu açıklama bazen uluslar arası ilişkilerde gerçekçiliğin ilk açık uygulaması olarak kabul edilir.

Realistlere göre milletler arası (halklar veya kültürler) etkileşimler
kimin güçlü olduğuyla ilgilidir. Gücü olan, olmayana istediği neredeyse her şeyi yapabilir.

Peki Miloslular savaşmak istemediğini söyleyince meritokratik ve demokratik
Atinalılar ne yaptı?
Miloslu bütün erkekleri öldürdüler. Kadınları ve çocukları köleleştirdiler.

Evet, Sokrat bize sorgulayıcı metodu, Sofokles Oedipus’e verdi ama Antik
Yunan mirası çok daha karmaşık. Polopenes Savaşı’nı diktatör Spratalıların kazanmasının
bu durum üstünde büyük etkisi var. Büyük hayal kırıklığı
için teşekkürler Thought Bubble.

Şimdi ciddi bir soru: Pers Savaşları’nı doğru taraf mı kazandı?
Çoğu klasikçi ve Batı kültürü savunucusu Yunanlar kazandığı için elbette
mutlu olmamız gerektiğini söyler
Sonuçta Pers Savaşı galibiyeti sayesinde Klasik Çağ’ı
başlatan kültürel gelişmeler yaşandı. Ayrıca eğer Persler kazansaydı monarşi demokrasiyi beşiğinde
öldürebilirdi ve tek adam iktidarı olurdu.

Bu olabilirdi ama buna karşı şu üç şeyi de göz önünde bulunduralım:
Öncelikle, Pers hakimiyetinde yaşam gayet güzeldi ve
insanlığın son beş bin yılına bakarsak demokrasilerden çok, başarılı ve
dengeli imparatorluklar göreceksiniz.

İkincisi Atina egemenliğinde yaşam o kadar da güzel değildi, özellikle
kadın veya köleyseniz. Ayrıca hükümetin yolsuzlukları meşhurdu.

En önemlisi de Atina hükümeti gücünü vatandaşlarından değil emperyalist
“Güçlü Haklıdır” inancından alıyordu.

Atina’nın bize Sokratı verdiği doğru ama hatırlayın, onu öldürdü de.

Yani, onu intihara zorladı. Her neyse, Herodot, burada tarihi ön yargısı olan tek
kişi sen değilsin.

Son olarak, Pers egemenliğinde Pelopones Savaşı engellenebilirdi.

Bu savaş şehir-devletleri o kadar yıprattı ki Büyük” Birazdan Geliyor” İskender’in
babası hepsini fethedebildi. Sonrasında Persler ile kanlı
savaşlar ve o kadar kötü şeyler yaşandı ki Yunanistan iki binyıl
boyunca demokrasiye geçmedi. Bunların hepsi Persler’e
yenilselerdi önlenebilirdi.

Bütün bular bizi tekrar insanlığın en önemli sorusuna götürüyor: Yaşamanın anlamı ne?
Bütün bular bizi tekrar insanlığın en önemli sorusuna götürüyor: Yaşamanın anlamı ne?
Senin için iyi bir haberim var. Sadece 8 saniye daha endişelenmen
gerekiyor.

İnsanlar için en uzun, en sağlıklı ve en üretken yaşamları mı sağlamalıyız?
Eğer öyleyse Yunanistan Pers Savaşları’nı kaybetti.

Belkide hayatımız hiç bitmeyecek bir ideale ulaşma yolunda feda etmeliyiz.

Eğer böyleyse Atinalıların zaferi hala parlıyor,
daha az, ama parlıyor.

Bunlar tarihin gerçek soruları: Niye yaşıyoruz? Nasıl yaşamalıyız,
neyin peşinde olmalıyız? Bunlar kolay sorular değil ama önümüzdeki hafta Buda
hakkında konuşurken daha da ilerleyeceğiz.

Görüşmek üzere.

Crash Course Stan Muller tarafında yaratıldı ve yönetildi. Editörümüz Danica Johnson.

Grafik takımımız Thought Bubble. Senaryoyu lise tarih öğretmenim Raoul
Meyer ve ben yazdık
Geçen haftanın sözü “Un Mot De Français”di. Bu haftanınkini
tahmin etmek için yorum bırakın. Ayrıca soru da sorabilirsiniz.

Tarihçi ekibimiz soruları yanıtlamaya çalışacaktır.

İzlediğiniz için teşekkürler. Harika kalmayı unutmayın.

ORJİNAL DİLDE İZLEYİN.

Altyazı yı açmak için videonun altında ki      subtitles-icon-international  ikonuna basınız ve Türkçeyi seçmek için  photo    ikonunu kullanınız

 

BİRDE BUNLARA BAKIN.

3-ANTİK MEZOPOTOMYA

ANTİK MEZOPOTOMYA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir